2
Telefon
WhatsApp

ESERGÜN BEKİROĞLU

17 Ağustos 2025 tarihinde, Gaziantep ili Şehitkamil ilçesine bağlı Bayatlı ve Yamaçoba köylerinin müşterek kullanım alanı olan Düden Yaylası Göleti çevresinde gerçekleştirilen kımız etkinliği, Türkiye’de bu ölçekte ve içerikte düzenlenen ilk organizasyon olma niteliği taşımaktadır. İş insanı Aytuğ Bozkurt’un katkılarıyla hayata geçirilen etkinlik; bölge halkının yanı sıra il içi ve il dışından gelen katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılanmış, kültürel hafızanın canlandırılması ve geleneksel değerlerin kamusal alanda yeniden görünür kılınması bakımından önemli bir işlev üstlenmiştir. Kımız kültürünün tarihsel ve sosyolojik arka planını hatırlatma amacı taşıyan bu buluşma, toplumsal dayanışmayı güçlendiren ve yerel kimlik bilincini pekiştiren bir organizasyon olarak dikkat çekmiştir. Etkinliğin gördüğü yüksek rağbet üzerine, organizasyonun sürdürülebilirliğini teminen Sayın Aytuğ Bozkurt tarafından her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmesi yönünde karar alınmış ve bu doğrultuda kurumsal bir yürütme kurulu oluşturulmuştur. Söz konusu girişim, geleneksel Türk kültür unsurlarının yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması bakımından örnek teşkil eden bir sivil toplum faaliyeti olarak değerlendirilmektedir.

ESERGÜN BEKİROĞLU

 

KIMIZ NEDİR 

Kımız Nedir?
Kımız, kısrak sütünün fermantasyonu ile elde edilen, hafif ekşimsi ve düşük alkollü geleneksel bir Türk içeceğidir. Mayalanma süreci sonucunda besin değeri artar ve kendine özgü aroması oluşur. Protein, vitamin ve probiyotik bakımından zengin olan kımız, bozkır hayatının çetin şartlarında hem besleyici hem de güç verici bir gıda olarak asırlar boyunca tüketilmiştir.

Kımızın Tarihi: Mete Han Döneminden İtibaren;
Kımızın bilinen geçmişi, Büyük Hun hükümdarı Mete Han dönemine kadar uzanmaktadır. MÖ 3. yüzyılda Orta Asya’da teşkilatlı bir devlet yapısı kuran Hunlar döneminde kımız, hem günlük yaşamın hem de askerî kültürün ayrılmaz bir parçasıydı. Atlı-göçebe hayat tarzının merkezinde yer alan kısrak, yalnızca ulaşım ve savaş unsuru değil; aynı zamanda beslenme kültürünün de temel kaynağıydı.
Hunlardan sonra kurulan Göktürk Kağanlığı ve Uygur Kağanlığı dönemlerinde de kımız, sosyal hayatın, şölenlerin ve devlet merasimlerinin vazgeçilmez içeceği olmuştur. Tarihî Çin kaynakları ile Orta Çağ İslam seyyahlarının aktardıkları bilgiler, Türk topluluklarında kımızın yaygın ve köklü bir geleneğe sahip olduğunu göstermektedir.

Türk Kültüründe Kımızın Önemi;
Türkler için kımız yalnızca bir içecek değil; kültürel sürekliliğin ve bozkır medeniyetinin simgesidir. Toylarda, şölenlerde ve diplomatik kabul törenlerinde ikram edilmesi, onun toplumsal birlik ve dayanışmayı temsil eden bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır.
Devlet erkânının katıldığı merasimlerde kımız sunulması, hem siyasi hiyerarşiyi hem de toplumsal düzeni sembolize ederdi. Bu yönüyle kımız, Türk devlet geleneğinin ve askerî disiplininin kültürel yansıması olarak değerlendirilmelidir.

Günümüzde Kımız
Günümüzde kımız, başta Orta Asya coğrafyasında olmak üzere üretimi ve tüketimi devam eden tarihî bir mirastır. Türkiye’de ise daha çok kültürel bir değer ve tarihsel kimliğin sembolü olarak bilinmektedir.
Kımız, Mete Han’dan itibaren teşkilatlanan Türk devlet geleneğinin, atlı-bozkır kültürünün ve millî hafızanın yaşayan bir nişanesidir. Alaş Orda fikrî perspektifinden bakıldığında ise kımız, Türk’ün köklerine uzanan tarihî sürekliliğin ve kültürel dirilişin sembollerinden biridir.

ESERGÜN BEKİROĞLU 

 

 

ALAŞ ORDA Türkçülük Hareketi, Türk kimliğinin tarihî ve kültürel sürekliliğini savunan bir fikir ve dayanışma hareketi olarak giderek daha geniş bir farkındalık alanına ulaşmayı hedeflemektedir. Başkanlığı, yönetim kadrosu ve akademik çevresiyle birlikte hareket, millî bilinç ve ortak değerler etrafında toplumsal bir sinerji oluşturmayı amaçlamaktadır.
Son dönemde Düden Yaylası’nda sembolik bir anlam taşıyan buluşma ve fikir paylaşımı, Türk kimliğine duyulan aidiyet hissini güçlendiren bir çağrı olarak değerlendirilebilir. Bu tür sembolik mekânlar, tarih boyunca toplulukların ortak hafızasını ve kültürel bağlarını pekiştiren önemli alanlar olmuştur.
Bugün gelinen noktada, il, ilçe, kasaba ve köy ölçeğinde her bireyin kendi tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkması; ortak değerler etrafında bilinçli bir birliktelik oluşturması önem arz etmektedir. Millî kimlik, yalnızca geçmişe duyulan saygı değil, aynı zamanda geleceğe yönelik bir sorumluluk bilinciyle şekillenen dinamik bir olgudur.
Bu perspektiften hareketle, Türk toplumunun farklı kesimlerinin diyalog ve ortak payda temelinde bir araya gelmesi; fikir üretimi, akademik tartışma ve toplumsal bilinç yoluyla millî bütünlüğe katkıda bulunması hedeflenmektedir. Her bireyin bu sürece yapacağı katkı, daha güçlü bir toplumsal yapı ve ortak geleceğin inşası açısından değer taşımaktadır.

ErseGün Bekiroğlu 

 

 

ALAŞ ORDA: TÜRK MİLLETİNİN BOZKIRDAN YÜKSELEN İSTİKLÂL ÇIĞLIĞI
Alaş Orda’nın Doğuşu
Alaş Orda, 20. yüzyılın başlarında Türkistan bozkırlarında doğan büyük bir millî uyanış hareketidir. Bu hareket yalnızca bir siyasi teşkilat değil, aynı zamanda Türk milletinin esarete karşı yükselen iradesinin ve bağımsızlık ülküsünün sembolüdür.
Çarlık Rusyası’nın Türkistan üzerindeki baskısı arttıkça, Kazak bozkırlarında yetişen Türk aydınları milletlerinin kaderine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmişlerdir. Bu büyük uyanışın öncüleri arasında Alikhan Bokeikhanov, Ahmet Baytursunov ve Mirjaqip Dulatuli gibi Türk dünyasının önde gelen fikir adamları yer almıştır.
1917 yılında meydana gelen Russian Revolution sonrasında Rus İmparatorluğu çökerken, Türkistan halkları da kendi kaderlerini tayin etme iradesini ortaya koymuştur. İşte bu tarihsel dönemeçte Kazak Türkleri, milli teşkilatlarını kurarak Alash Autonomy adıyla bağımsız bir yönetim ilan etmiş ve Alaş Orda hükümetini kurmuştur.
Alaş Orda’nın İdeali
Alaş Orda hareketinin temel hedefi; Türk milletinin kimliğini, kültürünü ve siyasi varlığını koruyarak bağımsız bir milli devlet kurmaktı. Alaş aydınları, Türkistan’ın Ruslaştırılmasına karşı çıkarak Türk halklarının kendi diliyle eğitim görmesini, kendi kültürüyle yaşamasını ve kendi kaderini belirlemesini savunmuştur.
Alaş Orda yalnızca bir Kazak hareketi değildir. O, Türk dünyasının ortak kaderini düşünen büyük bir Türkçülük hareketidir. Bozkırdan yükselen bu fikir, Türk milletinin esaret altında yaşayamayacağını bütün dünyaya ilan eden bir istiklal çağrısıdır.
Sovyet Baskısı ve Alaş’ın Tasfiyesi
Ne var ki Alaş Orda’nın bu bağımsızlık mücadelesi uzun sürmemiştir. Türkistan’da iktidarı ele geçiren Bolsheviks, Alaş Orda yönetimini ortadan kaldırmış ve hareketin öncü kadrolarını sistemli bir şekilde tasfiye etmiştir.
1920’li ve 1930’lu yıllarda birçok Alaş lideri sürgün edilmiş, hapsedilmiş veya idam edilmiştir. Böylece Türkistan’da yükselen milli devlet girişimi Sovyet hakimiyeti altında bastırılmıştır. Ancak Alaş fikri yok edilememiştir; çünkü bu fikir bir siyasi teşkilattan daha fazlası, bir milletin ruhudur.
Günümüzde Alaş Orda’nın Anlamı
Dissolution of the Soviet Union ile Sovyetler Birliği dağıldığında, yıllarca bastırılmış olan milli tarih yeniden gün yüzüne çıkmıştır. Bugün Kazakhstan başta olmak üzere Türk dünyasının birçok bölgesinde Alaş Orda hareketi, milli uyanışın ve bağımsızlık mücadelesinin öncü mirası olarak kabul edilmektedir.
Alaş Orda’nın temsil ettiği düşünce; Türk milletinin birlik şuuru, milli kimliği ve bağımsız yaşama iradesidir. Bu nedenle Alaş, yalnızca geçmişte kalmış bir siyasi hareket değil, Türk dünyasının geleceğine yön veren bir idealdir.
Sonuç: Alaş Bir Ruh, Bir İdealdir
Alaş Orda’nın mirası, Türk milletinin tarih boyunca esareti kabul etmeyen karakterinin bir ifadesidir. Bozkırdan yükselen bu milli ruh, Türk milletinin birlik, bağımsızlık ve diriliş ülküsünü temsil etmektedir.
Bugün Alaş Orda’nın adı, Türk dünyasında bir hatıradan ibaret değildir. O, Türk milletinin ortak hafızasında yaşayan bir ülkü, bir diriliş çağrısı ve Türk birliğinin sembollerinden biridir.
Çünkü Alaş; bir teşkilatın adı değil, bir milletin istiklal iradesidir.

ErseGün Bekiroğlu

ESERGÜN BEKİROĞLU

Tanıtım Videosu

ALASORDA

Ekibimiz

team image

Tolga Abidin Abaklar

Tasarım ve Görsel Yönetmeni (Art Director)
team image

Ahmet Okçu

Fotoğraf ve Görsel İçerik Sorumlusu
team image

Ayşegül Şahin

Röportaj ve Haber Editörü
team image

Aytuğ Bozkurt

Genel Yayın Yönetmeni
team image

Nurettin Beyaz

Baş Editör Yazı İşleri Müdürü
team image

Mehmet Demir Atmalı

Tarih ve Kültür Editörü
team image

Tamer Abuşoglu

İdeoloji ve Fikir yazıları Editörü
team image

Fatma Nur Zontur

Djital Yayın ve Sosyal Medya Sorumlusu